16 Haziran 2015 Salı

Sudan lideri Hartum'a geri döndü



RADİKAL - Güney Afrika 'da tek savcılık, 25. Afrika Birliği Doruğu'ne teşrif etmek üzere bu ülkede yer alan Sudan Hükümet Başkanı Ömer el-Beşir ile alakalı belli bir süre olarak yurt dışına çıkma yasağı getirmişti.

Nisan ayı içinde yapılmış olan seçimle yine Sudan Hükümet Başkanı seçilen Beşir, merkezi Hollanda'nın Lahey şehrinde yer alan UCM aracılığıyla savaş ve insanlığa karşın suçlar işlemekle itham ediliyor. Savcılık, Darfur'da birden fazla bireyin yaşamını kaybettiği çatışmalarda sorumluluğu yer aldığı gerekçesiyle Beşir ile alakalı 2009 ve 2010'da 2 gözaltına alınma kararı çıkartmıştı.

UCM'den daha evvel yapılmış olan açıklamada, Afrika Birliği Doruğuna katılması beklenen Beşir'in Güney Afrika'da gözaltına alınması istek edilmişti.

Beşir, geçen gün, ile alakalı verilen "ülke d� �şına çıkma" yasağıyla alakalı, Afrikalı liderlerin vesayeti reddettiğini ifade ederek "Uluslararası Hüküm Mahkemesi sona ermiştir, Güney Afrika Doruğu de onun cenaze ve defin törenidir" diye konuşmuştu.

Sebahat Tuncel: Evli değilim, evlenmeyi de düşünmüyorum



RADİKAL - İki dönem milletvekilliği yapan ve bu dönemde Parlamento'te koltuk almayan HDP'li Sebahat Tuncel, Parlamento günlerini ve özel yaşamıyla ilgili bilinmeyenlerini anlattı. ETHA'dan Arzu Demir'e konuşan Tuncel, "Milletvekilliği tamamlandı, fakat mücadele bitmedi. Bu ek olarak başlama, mücadele vermeye devam" diye konuştu.

"HANGİ ELİNLE TOKAT ATTIN' DİYE SORUYORLAR"

Çokça konuşulan "polise tokat atma" olayını ifade eden Tuncel, "Tokatı hangi elle attın' diyerek elimi öpmek talep eden vatandaşlar oldu" diye konuştu. Şırnak'ın Silopi kazasında, 21 Mart 2011 tarihinde yürümek talep eden BDP 'liler ile tartışan Güvenlik Şube Müdürü Murat Çetiner'e o dönem BDP İstanbul Milletvekili meydana gelen Sebahat Tuncel tokat atmıştı.

Tuncel tokat vakası konusunda şunları söyledi:

"ŞİDDETE İSYANDI, REFLEKSİM DEVLETE KARŞIY DI"

"O da benim dışımda gelişen bir durumdu. Ben çoğunlukla kontrollü biri olduğumu düşünüyordum. Ama bazen yapılanlar karşısında kontrolünü kaybedebiliyor insan. Bu konuda konuşmadım. Zira tasarlanarak, planlanarak inşa edilmiş bir eylem değildi. İnsanların bir yürüyüş isteği dahi devletin bir sürü yüklü şiddeti ile karşılanmıştı o zaman. Benim ki bu şiddete isyandı. Benim refleksim devlete karşıydı. İnsanların devletin kullandığı gazdan fenalık geçirdiği bir andı. Seyahat direnişi ile beraber Batı'nın bu hükümet şiddetini anladığını düşünüyorum. Devletin şiddeti daima Kürdistan'daydı ve milletin yaşadıklarını Batı bir sürü da sıkı anlamıyordu. İnsanların öfkesi, başkaldırısı, hükümet müesseselerine karşın duyulan güvensizliğin sebebi anlaşılmıyordu. Seyahat'de hükümet şiddeti ile hayatlar söndükten ek olarak sonra anlaşıldı. Tokat sorunu üzerinden konuşmadım, uyarı edersen benim dışımda konuşmalar oldu. 'İyi yaptım ya da berbat oldu' diye bir tartışma da yürütmedim. İki basit tepki ile karşılaştım. Bir kesim, 'Devlete ne türlü el kaldırılır' diyerek nefret etti. Bu reaksiyona sahip kesimin ek olarak minik meydana geldiğini düşünüyorum. İkincisi ise devletin şiddetine maruz olan insanlardaki rahatlama duygusuydu... Bir Sürü karşılaştım bu duyguyu dile getirenlerle. Bu sebeple bir sürü ezildiğim zamanlar oldu. 'Tokatı hangi elle attın' diyerek elimi öpmek talep eden vatandaşlar oldu."

"ÇİRKİNLİK TARTIŞMASI... "

"Genel olarak bana dayatılanı reddettim" diyen Tuncel, bizzat konusunda basında sürdürülen, "çirkinlik tartışmasına değinerek şunları söyledi: "Herkes benim dağınık olduğumu söyler. Basında çirkinlik üzerinden en bir sürü tartışması sürdürülen birey benim galiba"

"Bu da ideolojik bir mesele. Toplumsal basında bir bir sürü kez 'Çirkin kadın yoktur, BDP'liler vardır. En bir sürü da Sebahat Tuncel vardır' diye fazlaca yazıldı. Cinsiyetçi, ulusalcı yaklaşımın ifadesi. Fizyolojik yönünle belden aşağıya bir politika tarzıyla seni vurmaya çalışıyor. Sinop'u yaşadığım müddetçe unutmayacağım. Belki ileride bir zaman yazarım o günleri. Benim üzerimden geliştirilen 'Diğerlerini bırakın, Sebahat Tuncel'i verin' şeklindeki cinsiyetçi saldırılar bir sürü kötüydü. Ne Türlü baş ediyorum? Görmezden geliyorum. Fakat insanın hayatında düşündüğünde başka hislere dönüşebiliyor elbet ki"

"EVLİ DEĞİLİM, EVLENMEYİ DE DÜŞÜNMÜYORUM"

Tuncel "Seninle ilgili heyecan edilenlerden biri de şu; evli misin, nişanlı mısın ya da sevgilin var mı?" sualine da şu cevabı verdi:

"Evli değilim, izdivaç etmeyi de düşünmüyorum. Ananesel bir yaklaşımla 'Davamla evliyim de' demiyorum. Bu bir sürü gerçekçi de gelmek bilmiyor bana. Kadın/erkek ilişkiler ine, kadın bağımsızlığına baktığımız puan önemli. KJA'nın genel yaklaşımı kadın bağımsızlık perspektifidir. Yaşama yine bakmak, ananesel ilişki tarzını değiştirmek. Bugüne civarı kurulan ve bir bir sürü kez eşitsizlik ve kuvvet üreten ilişki tarzını yine sorgulamak. Örnek Olarak, demokratik aile kavramını yine kavgaya açmak. Esas meydana gelen bayanların özgür bir birey olarak toplumda koltuk edinmesi. Bu şahsi olmaktan ziyade toplumsal bir mesele. Aşka da böyle bakıyorum. Şahsi olarak değil, toplumsal olarak iyi olana, doğru olana, sıkı olana aşık olmak.(...)"

Kürt hareketine ilk girdiğim yıllar -1998-1999 süreci- HADEP çağında, benim açımdan devrimsel aşama dediğim şey; kadın bağımsızlık meselesiydi. Sosyalist bir aileden geliyordum. Sol, sosyalizm maçı benim amaçlı ek olarak esas bir mücadeleydi. Kadın olmak o civarı bir sürü öncelikli bir durum değildi. Fakat Kürt hareketine girdiğim andan itibaren benim amaçlı devrimsel bir durum oldu. O günden ek olarak sonra ben daima kadın siyaseti yürüttüm."